Başkan Erdoğan
12 Mart 2016 Cumartesi
İŞTE BU YÜZDEN BU ADAM SEVİLECEK TEK LİDER !!!
Erdoğan, bayrağı Türkmenistan'da da yerde bırakmadı - 7 Kasım 2014
Etiketler:
bayrak,
ERDOĞAN,
lider,
Recep Tayyip erdoğan,
türkiye
Kemal Kılıçdaroğlu yine bir öğrenci tarafından Aşağılandı
TÜRBANLI KARDEŞİMİZİN SORUSU KARŞISINDA YİNE UZUNCA VE BOŞ KONUŞAN KEMAL KILIÇDAROĞLU HİÇ BİR ŞEKİLDE ÇÖZÜM ÜRETEMEDİ SORULAN SORUYA KARŞILIK ANCAK BOŞ BOŞ KONUŞTU
14 Kasım 2015 Cumartesi
3 Gün Önce Dünyayı Uyarmıştı
Paris'te gerçekleştirilen eş zamanlı silahlı ve bombalı saldırılar dünyayı ayağa kaldırdı. Liderlerden birbiri ardına terörü lanetleyen mesajlar geldi. Ama çok değil üç gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan tüm dünyayı uyarmıştı.
"Biz gerçeğin ta kendisini söylüyoruz, hatta haykırıyoruz. Buradan bir kez daha tekrarlıyorum. Suriye ateşine odun taşıyan herkes çok yakında kendini aynı ateşin içinde bulmaktan kurtulamayacaktır. Bu, samimiyetle ifade edilmiş dostça bir ikazdır. Terör örgütleri karşısında ikircikli bir tutum izleyerek 'benim terör örgütüm iyidir, seninki kötü' gibi yanlışlıklara kapılan tüm ülkeleri uyarmak istiyorum.. İlkesel tutum sergilenmediği taktirde bu ateş eninde sonunda tüm dünyaya sıçrar. Yarın terör ateşini iliklerine kadar hissetmekten kurtulamayacaklardır.."
Cumhurbşakanı Erdoğan bu ikazı tam 3 gün önce yapmıştı. Dünya liderlerini terörle mücadelede ortak hareket etmeye davet etmişti..
Üstelik Erdoğan'ın ilk uyarısı değildi bu. Cumhurbaşkanı hemen her platformda, uluslararası toplantılarda dünya liderlerinin yüzüne karşı da benzer uyarılarda bulunmuştu..
Başbakan Ahmet Davutoğlu da Paris'te yaşanan ve 12 kişinin hayatını kaybettiği kanlı Charlie Hebdo baskınını protesto yürüyüşünde dünya liderleri ile birlikte en ön saflarda yer aldı. Türkiye'nin teröre karşı tavrını net bir diller ortaya koydu..
Ama dünya liderleri Türkiye'den yükselen bu haykırışlara hep kulaklarını tıkamayı tercih etti.. Özellikle Batı, Türkiye'de yaşanan terör olaylarına sessiz kaldı..
Diyarbakır, Suruç ve Ankara Garı'ndaki hain terör saldırıları sonrası dünya kamuoyundan terörle mücadelede cılız tepkiler dışında hiç bir adım gelmedi.
Türkiye'de binlerce güvenlik görevlisini ve sivili alçak saldırılarla katleden Terör örgütü PKK'yı savunanlar dahi oldu.. Türkiye'nin terörle mücadeledeki güç kullanımını abartılı bulan Avrupa Birliği ülkeleri ortaya çıktı..
Ancak Türkiye'nin terörle mücadeleye yönelik tavrı hiçbir zaman değişmedi.. PKK'yı nasıl görüyorsa, El-Kaide'ye, Boko-Haram'a, DAEŞ'e aynı şekilde yaklaştı.
Dünyanın neresinde kanlı eylem içinde olan varsa, ilk tepki gösteren ülke hep Türkiye oldu..
Ve son Paris saldırısı.. Dünya bir kez daha ayağa kalktı... Dünya liderleri teröre lanet okudu. Ama akıllardaki soru, tepkilerin ne zaman eyleme dönüşeceği..
Yani, dünya liderleri terör örgütleri arasında ayrım yapmadan ne zaman, Teröre karşı ortak tavır içine girecek. Yeni Ankara patlamalarına, yeni Paris saldırılarına ne zaman dur denilecek?
"Biz gerçeğin ta kendisini söylüyoruz, hatta haykırıyoruz. Buradan bir kez daha tekrarlıyorum. Suriye ateşine odun taşıyan herkes çok yakında kendini aynı ateşin içinde bulmaktan kurtulamayacaktır. Bu, samimiyetle ifade edilmiş dostça bir ikazdır. Terör örgütleri karşısında ikircikli bir tutum izleyerek 'benim terör örgütüm iyidir, seninki kötü' gibi yanlışlıklara kapılan tüm ülkeleri uyarmak istiyorum.. İlkesel tutum sergilenmediği taktirde bu ateş eninde sonunda tüm dünyaya sıçrar. Yarın terör ateşini iliklerine kadar hissetmekten kurtulamayacaklardır.."
Cumhurbşakanı Erdoğan bu ikazı tam 3 gün önce yapmıştı. Dünya liderlerini terörle mücadelede ortak hareket etmeye davet etmişti..
Üstelik Erdoğan'ın ilk uyarısı değildi bu. Cumhurbaşkanı hemen her platformda, uluslararası toplantılarda dünya liderlerinin yüzüne karşı da benzer uyarılarda bulunmuştu..
Başbakan Ahmet Davutoğlu da Paris'te yaşanan ve 12 kişinin hayatını kaybettiği kanlı Charlie Hebdo baskınını protesto yürüyüşünde dünya liderleri ile birlikte en ön saflarda yer aldı. Türkiye'nin teröre karşı tavrını net bir diller ortaya koydu..
Ama dünya liderleri Türkiye'den yükselen bu haykırışlara hep kulaklarını tıkamayı tercih etti.. Özellikle Batı, Türkiye'de yaşanan terör olaylarına sessiz kaldı..
Diyarbakır, Suruç ve Ankara Garı'ndaki hain terör saldırıları sonrası dünya kamuoyundan terörle mücadelede cılız tepkiler dışında hiç bir adım gelmedi.
Türkiye'de binlerce güvenlik görevlisini ve sivili alçak saldırılarla katleden Terör örgütü PKK'yı savunanlar dahi oldu.. Türkiye'nin terörle mücadeledeki güç kullanımını abartılı bulan Avrupa Birliği ülkeleri ortaya çıktı..
Ancak Türkiye'nin terörle mücadeleye yönelik tavrı hiçbir zaman değişmedi.. PKK'yı nasıl görüyorsa, El-Kaide'ye, Boko-Haram'a, DAEŞ'e aynı şekilde yaklaştı.
Dünyanın neresinde kanlı eylem içinde olan varsa, ilk tepki gösteren ülke hep Türkiye oldu..
Ve son Paris saldırısı.. Dünya bir kez daha ayağa kalktı... Dünya liderleri teröre lanet okudu. Ama akıllardaki soru, tepkilerin ne zaman eyleme dönüşeceği..
Yani, dünya liderleri terör örgütleri arasında ayrım yapmadan ne zaman, Teröre karşı ortak tavır içine girecek. Yeni Ankara patlamalarına, yeni Paris saldırılarına ne zaman dur denilecek?
7 Kasım 2015 Cumartesi
BAŞKAN ERDOĞAN
- Aslen
Rizeli olan Recep Tayyip Erdoğan 26 Şubat 1954'te İstanbul'da doğdu.
- 1965 yılında Kasımpaşa Piyale İlkokulu'ndan, 1973 yılında ise İstanbul İmam Hatip Lisesi'nden mezun oldu.
- Fark dersleri sınavını vererek Eyüp Lisesi'nden de diploma aldı. üniversiteyi Marmara üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi'nde okuyan Erdoğan, bu okuldan 1981 yılında mezun oldu.
- Gençlik yıllarından itibaren sosyal hayat ve siyasetle içice bir yaşamı tercih eden Erdoğan, disiplinli ekip çalışmasının ve takım ruhunun önemini kendisine çok genç yaşlarda öğreten futbolla 1969-1982 yılları arasında amatör olarak ilgilendi.
- Lise ve üniversite yıllarında Milli Türk Talebe Birliği öğrenci kollarında aktif görev alan Recep Tayyip Erdoğan, 1976 yılında MSP Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığı'na ve aynı yıl MSP İstanbul Gençlik Kolları Başkanlığı'na seçildi. 1980 yılına kadar bu görevlerini sürdüren Erdoğan, siyasi partilerin kapatıldığı 12 Eylül döneminde, özel sektörde bir süre müşavirlik ve üst düzey yöneticilik yaptı.
-
- Aynı zamanda bu yıllar, genç bir idealist olarak memleket meseleleri ve toplumsal sorunlarla ilgilenen Recep Tayyip Erdoğan'ın aktif politikaya adım attığı döneme rastlamaktadır.
-
- 1983
yılında kurulan Refah Partisi ile fiili siyasete geri dönen Recep Tayyip
Erdoğan, 1984 yılında Refah Partisi Beyoğlu İlçe Başkanı, 1985 yılında ise
Refah Partisi İstanbul İl Başkanı ve Refah Partisi MKYK üyesi oldu.
- İstanbul İl Başkanlığı görevi sırasında diğer siyasi partiler için de model olan yeni bir örgütsel yapı geliştiren Erdoğan, bu dönemde özellikle kadınların ve gençlerin siyasete katılımını artırmaya yönelik çalışmalar yaptı; siyasetin tabana yayılarak geniş halk kitleleri tarafından benimsenip itibar görmesi yolunda önemli adımlar attı.
-
- Bu yapılanma, mensubu bulunduğu Refah Partisi'ne 1989 Beyoğlu yerel seçimlerinde büyük bir başarı kazandırırken, yurt genelinde de parti çalışmaları için örnek teşkil etti.
-
- 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan, siyasi yeteneği, ekip çalışmasına verdiği önem, insan kaynakları ve mali konulardaki başarılı yönetimiyle dünyanın en önemli metropollerinden biri olan İstanbul'un kronikleşmiş sorunlarına doğru teşhis ve çözümler üretti.
-
- Su sorunu, yüzlerce kilometrelik yeni boru hatlarının döşenmesiyle; çöp sorunu ise dönemin en modern geri-dönüşüm tesislerinin kurulmasıyla çözümlendi. Hava kirliliği sorunu Erdoğan döneminde geliştirilen doğalgaza geçiş projeleriyle son bulurken, kentin trafik ve ulaşım açmazına karşı 50'den fazla köprü, geçit ve çevre yolu inşa edildi; sonraki dönemlere ışık tutacak birçok proje geliştirildi.
-
- Belediye kaynaklarının doğru kullanımı ve yolsuzluğun önlenmesi amacıyla olağanüstü önlemler alan Erdoğan, 2 milyar dolar borçla devraldığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin borçlarını büyük ölçüde ödedi ve bu arada 4 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdi.
-
- Böylece, Türkiye'nin belediyecilik tarihinde yeni bir çığır açan Erdoğan, bir yandan diğer belediyelere örnek olurken, bir yandan da halk nezdinde büyük bir güven kazandı.
-
- Recep Tayyip Erdoğan, 12 Aralık 1997'de Siirt'te halka hitaben yaptığı konuşma sırasında, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenlere tavsiye edilen ve bir devlet kuruluşu tarafından yayınlanan bir kitapta yer alan bir şiiri okuduğu için hapis cezasına mahkum edildi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine son verildi.
-
- Recep Tayyip Erdoğan, 4 ay kaldığı cezaevinden çıktıktan sonra kamuoyunun ısrarlı talebi ve gelişen demokratik sürecin bir sonucu olarak 14 Ağustos 2001'de arkadaşlarıyla birlikte Adalet ve Kalkınma Partisi'ni (AK Parti) kurdu ve Kurucular Kurulu tarafından AK Parti'nin Kurucu Genel Başkanı seçildi. Milletin teveccüh ve güveni AK Parti'yi daha kuruluşunun ilk yılında Türkiye'nin en geniş halk desteğine sahip siyasi hareketi haline getirdi ve 2002 yılı genel seçimlerinde üçte iki parlamento çoğunluğuyla tek başına iktidara taşıdı.
-
- Hakkındaki mahkeme kararı nedeniyle 3 Kasım 2002 seçimlerinde milletvekili adayı olamayan Erdoğan, yapılan yasal düzenlemeyle milletvekili adaylığının önündeki yasal engelin kalkması üzerine, 9 Mart 2003'te Siirt ili milletvekili yenileme seçimine katıldı. Bu seçimde oyların yüzde 85'ini alan Erdoğan, 22. Dönem Siirt Milletvekili olarak parlamentoya girdi.
-
- 15 Mart 2003 tarihinde Başbakanlık görevini üstlenen Recep Tayyip Erdoğan, aydınlık ve sürekli kalkınan bir Türkiye idealiyle, hayati öneme sahip birçok reform paketini kısa süre içinde uygulamaya koydu.
-
- Demokratikleşme, şeffaflaşma ve yolsuzlukların engellenmesi yolunda büyük mesafeler katedildi. Buna paralel olarak ülke ekonomisi ve toplum psikolojisini olumsuz yönde etkileyen ve onyıllardır çözülemeyen enflasyon kontrol altına alındı, itibarını yeniden kazanan Türk Lirası'ndan 6 sıfır atıldı. Devletin borçlanma faiz oranları aşağı çekildi, kişi başına düşen milli gelirde büyük artış gerçekleştirildi. ülke tarihinde daha önce görülmemiş hız ve sayıda baraj, konut, okul, yol, hastane ve enerji santrali hizmete girdi. Bütün bu olumlu gelişmeler, bazı yabancı gözlemciler ve Batılı liderler tarafından "Sessiz Devrim" olarak adlandırıldı.
-
- Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde ülke tarihinin dönüm noktası olarak nitelenen başarılı girişimlerine ek olarak, akılcı dış politikası ve yoğun ziyaret-temas trafiğiyle Kıbrıs sorununun kalıcı çözüme kavuşturulması ve dünyanın çeşitli ülkeleriyle verimli ilişkiler geliştirilmesi konularında önemli adımlar attı. Tesis edilen istikrar ortamı iç dinamikleri harekete geçirirken, Türkiye'yi bir merkez ülke haline getirdi. Türkiye'nin ticaret hacmi ve siyasal gücü, yalnız içinde bulunduğu coğrafi bölgede değil, uluslararası alanda da hissedilir düzeyde arttı.
- 1983
yılında kurulan Refah Partisi ile fiili siyasete geri dönen Recep Tayyip
Erdoğan, 1984 yılında Refah Partisi Beyoğlu İlçe Başkanı, 1985 yılında ise
Refah Partisi İstanbul İl Başkanı ve Refah Partisi MKYK üyesi oldu.
Etiketler:
başkan,
başkan erdoğan,
ERDOĞAN,
Recep Tayyip erdoğan,
rte
20 Ağustos 2015 Perşembe
19 Ağustos 2015 Çarşamba
Vatan Hainleri!!!
Ülkemizin toprakların da yaşayıp, askeri, polisi öldüren, sivil halkın canına, malına ve namusuna dil uzatan şerefsizleri kınamayanlar benim gözümde Vatan hainleridir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















